bizimkiler istanbul’a gidince bir an heyecanlanmıştım. malum saat 2′ye yaklaştıkça babam haklı tepkiler veriyor ve beni bilgisayar başından kalkmam için teşvik ediyordu. ben de çaresiz uyuyordum. babamdan biraz çekinirim de. neyse işte bu özgürlük günleri için güzel hayallerim vardı. aslında her gece sabaha kadar oturuyordum ama en azından bilgisayar başında geçiridiğim saatlerimi artırabilirdim. fırsat elime geçmedi değil ama internet aleminin misafirleri olarak umduğumuzu değil bulduğumuzu yiyoruz maalesef.
saatin gösterdiği değer ile msn listemdeki kişi sayısı ters orantılı olunca muhabbet edebilme olasılığımız azaldı. sözlükten de uçurulunca orayla arama bir soğukluk giriverdi. sürekli dön bebeğim’e basmaktan bıktım. yeni bloglar veya güncel bloglar da birşey ifade etmez oldu. zaten ne biçim bir toplumsak herkes birbirinin aynı. bir tarafta hepsi hayranı ergenlik kapısındaki salak kızların birbirinden antin kuntin çalışmaları bir yandan ilginç şiirlerin başlıkları bir yandan copy paste spor haberleri bir yandan da garip başlıklar güncel bloglara tıklayınca geliyor ve buna tahammül edemiyorum. bir boş insan ben değilmişim dünyada. hatta boş olmayanlar parmakla gösteriliyormuş da haberim yokmuş.
televizyonda birşeyler olmadığını biliyorum. yine internet başına kalmıştık işte. hafta sonuna denk geldiği için e2 de tekrar bölümleri gösteriyordu. cnbc e’nin ne yaptığından haberim bile yok. takip edemiyorum yenilikleri. hasılı internete mahkum hissediyordum kendimi. ben de okulun sitesi erzuni’ye giriyim dedim. chat yapmak belki rahatlatırdı. ne alakayasa bu da? bu zamana kadar kaç kere chat ile rahatlamışız ki?
hemen “thejoker” nicki ile bağlandım. aslında bilirsiniz de bu işin adeti şu heralde: karşı cinse yazmakla yükümlüsün. kanal denen en malların toplandığı yere yazmayı saymazsak özel konuşmalarda genelde erkeklerin kızlara yavşaması ile birşeyler oluyor. ben de hemen alıcılarımı açıp muhtemel kız nicklerini taramaya başladım. herbirine en laubali tavrımla selamlarımı iletip cevap için beklemeye koyuldum. tahmin edebiliyorum aslında benim gibi birçoğu kızlara yazdıklarımın benzerlerini hatta daha aptalca şeyleri de yazabiliyor. o zaman bir farkım olmalı ki bu dangalaklardan muhabbeti ben kurmalıyım ama ne? bunu da düşünmekte mantık bulamadığım için pek üstüne gitmedim. alt tarafı muhabbet edecektik. neden tür içi rekabete gireyim ki boşu boşuna. birkaçı cevap verme cürreti gösterdi ve biriyle muhabbet kurabildim ama ne muhabbet…
önce içinde bulunduğum şartları ve hangi eksikliklerin beni chat yapacak hale getirdiğini anlattım ki birden sert bir tepki geldi. kız resmen bana hakaretler yağdırıyordu. yok ilgi çekmeye çalışıyormuşum yok bilmemne. hoşuma gitmedi değil. tabi ki hakaret edilmesinden hoşlanmıyorum küçük aptallar, demek istediğim kızın tarzı farklıydı. daha önce rastladığım “slm”, “nbr”, “nerden”, “yaş kaç”, “üstünde ne var” kızlarından çok farklı biriydi. zaman ilerledikçe cümle bombardımanına devam ettim. biraz olsun normalleşir olduk. neticede chat de olsa yalaklıktan pek hazzetmem. hele tanımadığım biriyse bi zahmet çektirip gitsin (south park diliyle). işin garibi karşılıklı yazışır da olsak benden sürekli şikayetçi bir tavrı vardı. herşeyi kafaya çok takıyormuşum, detaycıymşım, eleştirme meraklısıymışım peh peh. ben? sizce öyle miyim a dostlar?
neyse zaman geçti çıkmak istedi ve gitti. ben de fazla kalmadım. bir akşam sonra yine karşılaştık. bu kez kendi adıyla girmişti. hemen gidip selamladım yine. o olduğunu anladığımı söyleyemeden kendisi o olduğunu söyleyiverdi. bu kez biraz daha somut şeylerden bahsettik. yine benle ilgili şikayetleri bitmiyordu. ben de görüşmemeyi teklif ettim ve çıktım. aradan biraz zaman geçince yine canım sıkıldı ama artık kızlarla ve onlara yalaklanmakla uğraşacağımı zannetmiyordum.kız nicki ile girip biraz eğlenmek aklıma geldi ve girdim. manzara felaketti. evet gerçekten de hemen hemen herkes farklı taktiklerle yanaşmaya başladı. birisi cam açıp soyunmamı bile teklif etti. sonuçta herkesi mükemmel işlettim sanıyorum. yalan söylemenin yarattığı vicdani rahatsızlık da fonda eşlik etti bana. birisiyle uzun uzun konuştuk sonra laf döndü dolandı herkesle ortak noktada birleşti: cinsellik. tüm internette muhabbet alemi sanırım buna odaklanmış. bunlar da aşamalı şeylerdi tabi internetin ülkemize ilk geldiği senelerden beri tv’de sıkça rastladığımız internetten kız ayarlama sahneleri olsun, zamanla her eve girmesiyle birlikte mahremiyet alanlarının daralması olsun buna birçok neden gösterebiliriz. karşıdakini en başarılı şekilde sömürme…
tabi bu durumun da farklı nedenleri olabilir. göz göze yüz yüze gelinemediğinden ötürü bunları mönitör başından anlatmak çok daha basit bir yol. neticede karşıdaki suratınıza tokatı patlatamıyor. herkes üzerinde şansınızı deneyebilirsiniz. söylemesi bile ne kadar iğrenç değil mi? insanlar böyle ama ne yapalım ve bunun bir çözümü de yok gibi. internet bence yüzyılın icadı harikülade bir olay ama her güzel şeyin kötü yanları da olabiliyor. bu işin çözümü zaten internette değil. bu kafalar tümden değişmeli. orası da zaten 3542342416516 bilinmeyenli bir denklem olduğu için çözüm önerisi sunamıyorum. “eğitim şart” deyip köşeme de geçmeyeceğim. siz beni diktatör atayın başınıza 2 ayda mum gibi ederim bu ülkeyi. hadi canlarım oylar bana.
0 Yanıt, “chat deneyimleri”